Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Paramparça Edilenlere

Kimseye darılmıyorum. Öyle kırılmak, gücenmek, küsüp gitmek de yok artık. Anladım ki, ne kadar değer verirsen o kadar değersizleşiyorsun. Bir insana ne kadar yaklaşmak istersen o kadar uzaklaşıyorsun. Sanırım, hayatın kuralı bu, böyle yapınca hep kaybediyorsun. Kendine hasret kalıyorsun, bu hasretle yaşıyorsun  bir ömür. Dinsin artık bu özlem. Kendime olan özlemle ölmek istemiyorum ben. Kimseyi gönül koyacak kadar sevmek istemiyorum hem. Bundan böyle kimse sabahlara kadar ağlatacak kadar değerli olmamalı gözümde. Dedim ya, becerebilirsem, kırılmayacağım kimseye. Birini kırılacak kadar sevmek, kırılacak kadar bir beklenti içine girmek istemiyorum. Vazgeçtim ben artık. Kimse için yaşamam gerekmiyor, sonuçta kimse benim için yaşamıyor. Kendi nefesimden kesercesine, başkasının nefesi olmaya da gerek yok artık. Kağıt kalemsiz olmaz belki ama ben sensiz de yaşayabilirim.

Yüreğime Dokundun

Sen, hayatımda tanıdığım en darbe almış, en çok kırılmış insanlardan birisin belki de. Her şeye rağmen dimdik ayakta duran, o güzel kalbin, çok şey öğretti bana. Bazen bir dalışın o uzaklara bakışın,  mutluluğu başkalarında değil de kendinde arayışın mesela. Sen tam anlamıyla sen olmuşsun.  Kimseye ihtiyacı olmayan, kendi kendini dik tutan o güzel yüreğine minnettarım. Geceleri, gökyüzüne dalışın, işte onu unutmayacağım.  Ve en önemlisi de bundan sonra gökyüzüne baktığımda, gördüğüm bir yıldız da sen olacaksın. Tekrar başlarmıyım bu şehirde bir senaryoya bilmem ama, elveda demiyorum sana. Hoş ça kal... Hoş kalsın gönlün.. 💕 -Yasemin'e

SABRIN SONU SELAMET

Bir şeyler koptu içimden az önce.  İçten içe canımı yakan, kabuk bağlayan yaralarımı yeniden kanatan bir şey.  Öyle bir şey ki bu, canımdan can gidiyor fakat sesim çıkmıyor, çıkamıyor.  Sanırım fazla alıştım ben susmaya.  Fazla alıştım ben, bütün acıları içimde tutmaya.  Sahi, konuşupta ne yapacağım ki, sonuçta benim canımı yakanlar yine onlar değil mi? Varsın, bilmesin kimse içimdekileri.  Varsın, devam etsinler canımı yakmaya.  Varsın bu hayat onlara güzel olsun.  Ötesi var  birde bu dünyanın...  Varsın,   sende iyiki varsın, canımı yakanım! Sen de iyiki varsın, beni yarı yolda bırakanım! Sende olmasan, ben nasıl olgunlaşacaktım... İmtihansız kul olur mu hiç.  Gece olmadan sabah olur mu? Her gecenin bir sabahı, her gözyaşının bir bedeli var.  Sabret azizim, sen sabret.  Bizim kilitli kapımızı sabır, ışığımız dua olacak.  O günler de gelecek, sen yeter...

Kimse Yalnız Değildir

Bu akşam yemeğimi dışarıda yemek için bir lokantaya gitmiştim.Burası küçük bir esnaf lokantasıydı. İçeride dört beş tane masa vardı. Siparişlerimi verip oturduktan sonra yaşlı bir amca gözüme çarpmıştı. Mavi gözlü, saçları arkaya doğru taranmış, bakışlarından her saniye bir şey düşündüğü belli olan ve iri yapılı bir adamdı. Ne aldıysa iki tane almıştı. Aldığı dürüm ekmeğin biri kendi önünde diğeri de tam karşı sandalyenin önündeydi. Başta belki doymayacağı için iki tane almıştır diye düşündüm. Fakat bu amca sanki karşısında birisi varmış gibi davranıyordu. Uzun süre bu amcayı izledim ve dayanamayıp yanına gittim. Karşıda ki sandalyeye tam oturacağım sırada kafasını birden kaldırıp "Dur evladım orası dolu" dedi ve yanındaki sandalyeyi çekerek "Buyur buraya oturabilirsin" dedi. Ben oturur oturmaz amca lafa girdi "Görüyorum evlat uzun süredir beni izliyorsun" dedi ve devam etti "Önümdeki yemek benim karşımda ki ise içimdeki çocuğun" dedi. Bende ...

ELVEDA

Her elveda, bir merhaba aslında. Elveda... Bundan sonra ben olmayacağım yanında. Elveda... Varlığım, yokluğuna bırakır artık yerini. Elveda... Yaşanmışlıklara, yaşanmamışlıklara, bir de hiç yaşanmayacaklara. Sana da elveda güzel şehir. Bakalım bu elveda, merhabayı da getirecek mi yanında.. Bakalım, yazılan başka senaryo var mı buralarda yaşanacak. Bakalım bu gözyaşları nereye kadar akacak. Ah güzel şehir, çok şey kattın inan bana. Çok şey kattın ve çok şey alıp götürdün benden.  Senin olanları istemem, ama benim olanları koparıp alma daha fazla benden. Bırak, benimle olanlar, kalsın benimle. Bırak, zaten ne kaldı ki bende. Bırak, beni benimle... Bırak güzel şehir! Bütün anıları bırak bende.  Bırak da bir şeyler kalsın yüreğim de. Bırak, şehrin kokusu sinsin üzerime. Özlemeyeyim,  özlemime yenilipte geri gelmeyeyim.