Kimseye darılmıyorum. Öyle kırılmak, gücenmek, küsüp gitmek de yok artık. Anladım ki, ne kadar değer verirsen o kadar değersizleşiyorsun. Bir insana ne kadar yaklaşmak istersen o kadar uzaklaşıyorsun. Sanırım, hayatın kuralı bu, böyle yapınca hep kaybediyorsun. Kendine hasret kalıyorsun, bu hasretle yaşıyorsun bir ömür. Dinsin artık bu özlem. Kendime olan özlemle ölmek istemiyorum ben. Kimseyi gönül koyacak kadar sevmek istemiyorum hem. Bundan böyle kimse sabahlara kadar ağlatacak kadar değerli olmamalı gözümde. Dedim ya, becerebilirsem, kırılmayacağım kimseye. Birini kırılacak kadar sevmek, kırılacak kadar bir beklenti içine girmek istemiyorum. Vazgeçtim ben artık. Kimse için yaşamam gerekmiyor, sonuçta kimse benim için yaşamıyor. Kendi nefesimden kesercesine, başkasının nefesi olmaya da gerek yok artık. Kağıt kalemsiz olmaz belki ama ben sensiz de yaşayabilirim.
Kalabalığın içinde yalnız kalmak isterken , yalnızlığın içindeki tek kalabalık olmuş olanların tercümanı olmak için burdayız...