Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
UZUVLARINA ŞİİR Ellerin diyorum;   Cehennemi kelepçeler Ellerin diyorum;   Yokluğunda cennetin bahçelerini soldurur Ellerin diyorum;   En güzel katil Ve ellerim diyorum kadın     En güzel maktul Bir uzuv ne kadar huzur verir diye düşünüyorum şimdi Bir uzuv nasıl bu kadar güzel tarar saçlarımı Bir uzuv   Neden bu kadar güzel kokar Ve uzuvların diyorum kadın Beni gülmeye alıştırıyor Sonra sen gülüyorsun Ben de gülüyorum Oysa yanaklarım ağlamaktan kaskatı Oysa yanakların papatya   Ve oysa diyorum kadın Oysa işte Sevsen beni Unutmayı unutsam Alzhemir olsam Sadece seni ve gülüşünü hatırlasam Sonra yıllanmış teybimde senin en sevdiğin şarkıyı çalsam Ve sen diyorum kadın Birlikte biz olsak

Şafak Vakti

Şuan duyduğum ezan sesi gibi Sesin huzur veriyor bana Senle ilgili her şey geliyorda Bir sen gelemiyorsun yamacıma Sığmıyor artık göğsüme Bir yumruğum büyüklüğündeki et parçası Kafesi parçalayıp sana koşmak ister İsterde sen kabul edermisin, sadece sana ait olan et parçasını Feryat, figan ediyor gönlüm Derinden gelen kırılgan sesiyle Bu sesi sadece ben mi duyuyorum? Sen duyuyormusun bu kıralgan sesi? Şuan sesini duyasım var Ararımda, kıyamam o mışıl mışıl uykuna Koşarak sana gelme isteğim var Gelirimde, bilmiyorum sevgini tutsak eden adresi... Hava nasıl oralarda? Bedenim donar, içim yanar burada Tenimi buz, gönlümü kor kapladı Gel! erit bu buzu, söndür içimdeki koru... Tek suçum seni sevmek Bunun cezası kalbinde mühepbet Gözlerin gardiyan, saçların parmaklık Ben çekerim hükmü tez vakit Hayatım senin iki dudağın arasında Ya dizine koyarsın başımı Ya da bir musalla taşına Seçim senin, seç birini...l Hissettiklerim... Gözüme, sayfama, sözlerime yansır ...

Beş Ay

Seninle doğmadım lakin canlandım Seninle vuslatım onu anladım Sevdayı arar iken yanlışlığım Bedeli ise aşksız yalnızlığım İçlenişim hasretin habercisi Dizeler gönül hanemin elçisi Görmez lakin ahvalini hisseder Aşkın kalbimde bi hayli hissedar Senle üç yıl, gönlünde ise beş ay Tarifi imkansız duygular var Nasip olsun onca yıl, binlerce ay Sevdan ki gönlümdeki ateşte har Zaman seninle vasıfsız eleman Sensiz ise geçmek bilmeyen anlar Islanmasın hüzünden bir çift elman Kalplerimiz bir birini hep anlar  Aklım divane, kalbimde virane Aşktan ötürü kendime bigâne Âmâ Kalem yazmazsa helak olur  Ahmet konuşur ise helak olur

SÜZGEÇ

İnsanların ruhunu dinlemeyi seviyorum en çok ,hissettiği ama söyleyemediği onca çul çapulu gün yüzüne çıkarmayı Gözlerine dolan ama bir türlü akmayı beceremeyen göz damlalarını akan seller ile buluşturmayı... Ama en çok yazmayı , sizlerin yazamadığı aslında yazmayı hiç istemediği o kelimeleri sizler ile buluşturmayı Üstünüze çöken o tarifsiz duyguyu söküp atmayı deniyorum çoğu zaman , Ama  yazdıkça  şunu  farkediyorum  ki ben sizi bu kadar iyi tanırken/ tanımaya çalışırken ,  anlarken / anlamaya çalışırken , sizin beni benim sizi tanıdığım kadar bile tanımadığınızı. Tanıyanlar yok  mudur  elbet var istisnalar  kadehinde 🍷 Bir insanı tanıyabilmek için ilk önce dinlemek gerekir. Ruhunu tanımak , duygularını anımsamak gerekir. Eğer siz karşınızdaki insanın tavırlarını ve hareketlerini empati kurmadan yargılarsanız o insanı üzmekten öteye gidemezsiniz.  Bir süre sonra ne olur biliyor musunuz ? O insan hayatında kalmasını istedi...

Kahpe Dostlar...

Bitirdiniz beni dostlar ! El birliğiyle bitirdiniz beni... Yok yere hemde  Çok kere... Çok zor değildi aslında ; Sevmek , değer vermek... İnsan yerine koymak , insanı... Öyle olduğu için kabullenmek... Lakin kızmadım sizlere  Sevmeyişinize , değer vermeyişinize... Ve yaptığınız onca şeye  Çünkü ben ,  Öyle kabullenmiştim sizleri... Kırdınız güvenimi dostlar !  Tüm masumiyetinizi kullanarak hemde... Lakin hakkınızı vermeliyim ,  Usta oyunculuktu , tebrikler... Şimdi ne ben güvenebilirim bir dosta daha ,  Ne de siz kazanabilirsiniz . Böyle değer veren bir dostu... Yani hepimiz kaybettik.  Siz insanlığınızı , Ben güvenimi... SIRADAN BİRİ...