Gözlerine dolan ama bir türlü akmayı beceremeyen göz damlalarını akan seller ile buluşturmayı...
Ama en çok yazmayı , sizlerin yazamadığı aslında yazmayı hiç istemediği o kelimeleri sizler ile buluşturmayı
Üstünüze çöken o tarifsiz duyguyu söküp atmayı deniyorum çoğu zaman ,
Ama yazdıkça şunu farkediyorum ki ben sizi bu kadar iyi tanırken/ tanımaya çalışırken , anlarken/ anlamaya çalışırken , sizin beni benim sizi tanıdığım kadar bile tanımadığınızı.
Tanıyanlar yok mudur elbet var istisnalar kadehinde 🍷
Bir insanı tanıyabilmek için ilk önce dinlemek gerekir. Ruhunu tanımak , duygularını anımsamak gerekir.
Eğer siz karşınızdaki insanın tavırlarını ve hareketlerini empati kurmadan yargılarsanız o insanı üzmekten öteye gidemezsiniz.
Bir süre sonra ne olur biliyor musunuz ? O insan hayatında kalmasını istediği kişileri eleme süzgecine alır ve demem o ki işte o zaman siz o süzgecin içindeki makarna değil süzülüp giden suyu olursunuz..
Belki siz onun iyiliğini istiyordunuz ama fizik kuramlarında olduğu gibi o insan için etkiye tepki olabilir ve siz bu süreçte o insanı kaybedebilirsiniz.
Bir insanı gerçekten tanıdığınızı düşündüğünüz vakit ; onu olduğu gibi kabullenmek gerekir , değiştirmeye çalışmak değil.
Siz siz olun ; insanları olduğu gibi kabul edin.
Çünkü her yiğidin yoğurt yiyişi farklı olduğu gibi her insanın hissettiği/hissedemediği ve ifade ettiği/ edemediği şeyler çok başkadır.

Yorumlar
Yorum Gönder