Ana içeriğe atla

Şafak Vakti

Şuan duyduğum ezan sesi gibi
Sesin huzur veriyor bana
Senle ilgili her şey geliyorda
Bir sen gelemiyorsun yamacıma

Sığmıyor artık göğsüme
Bir yumruğum büyüklüğündeki et parçası
Kafesi parçalayıp sana koşmak ister
İsterde sen kabul edermisin, sadece sana ait olan et parçasını

Feryat, figan ediyor gönlüm
Derinden gelen kırılgan sesiyle
Bu sesi sadece ben mi duyuyorum?
Sen duyuyormusun bu kıralgan sesi?

Şuan sesini duyasım var
Ararımda, kıyamam o mışıl mışıl uykuna
Koşarak sana gelme isteğim var
Gelirimde, bilmiyorum sevgini tutsak eden adresi...

Hava nasıl oralarda?
Bedenim donar, içim yanar burada
Tenimi buz, gönlümü kor kapladı
Gel! erit bu buzu, söndür içimdeki koru...

Tek suçum seni sevmek
Bunun cezası kalbinde mühepbet
Gözlerin gardiyan, saçların parmaklık
Ben çekerim hükmü tez vakit

Hayatım senin iki dudağın arasında
Ya dizine koyarsın başımı
Ya da bir musalla taşına
Seçim senin, seç birini...l

Hissettiklerim...
Gözüme, sayfama, sözlerime yansır
Hislerim her zaman tazeliğini korur
Hissizleşmiş bile olsan, yine yapar bunu deli gönül

Sen gözümde biri değilsin
Herkese baktığım gibi bakamıyorum sana
Kanatları eksik bir meleksin
Bu yüzden görmez bu gözler başka birilerini

Vazgeçmem bu sana gelen yoldan
O yolda ne kadar engel olsada.
Bütün kapılar kapanıyorda olsa
Sana kapanmaz kalbimin kapısı hiçbir zaman

Sen orada üzülürken, ben burda kendimj paralarım
Sen bir üzül, ben bin parçaya olurum.
Ne kadar haklı olsamda
Artık sen haklısın, ben boynumu büküp susarım

Güneş doğuyor...
Elmacık kemiklerimdeki ıslaklığı buharlaştırıyor
Sende doğ artık, güneşsiz hayatıma
Buharlaştır içimdeki gölü...

Senin Adına~Şafak Vakti
2015

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sadece "Sahte" İşte...

Yalandan ibaret bir dünya, Gerçek olan o kadar az ki ; duman olup uçuyor... Ya da damla damla akıyor gözlerden... Kelimeler; kelimeler de sahte , yalan aslında Onlara da insan eli değmiş sonuçta... Evet , duygular gerçek Lâkin bedenler sahte Lâkin bedenler sahte işte... Üşümekte sahte , üşümekte yalan... Hemde ağustosun ortasında... En büyük duygu sevgiymiş , Her duyguyu içinde barındıran Ve bir gün ortaya çıkaran.. Her şey  sevgiden ibaretmiş... Yani yalan , sahtelik ; Sevginin çocuklarıymış meğer... Saç telleri bile terk ederken insanı , Saç telleri bile... Doğru ya ; Bu yolculuk , terk ederek başlamıştı zaten... Ve şimdi terk ettiğimiz yere Geri dönebilmek için yaşıyoruz... SIRADAN BİRİ...

HAYATIN SURLARI

Bazen insanlar düşünürler ;  "Hayatın anlamı nedir diye ." Bunu zaman zaman sizler gibi  bende düşünüyorum... Hayatımın anlamı nedir diye ? Gerçekler acıdır derler lakin gerçeklerin acı olduğu kadar tatlı olduğu anlar da vardır. Önemli olan , senin hayattan ne kadar zevk aldığın yada almak istediğindir... Söyle düşünebiliriz damak zevkimize uyan bir yemeği yediğimizde aldığımız haz ile uymayan bir yemeği yediğimiz de aldığımız haz. Hayatımıza hep bir sınır ve kural koyarız.  Evet evet bildiğin sur gibi kale duvarları dikeriz duygularımızın önüne , Kendimizce uydurduğumuz kural ise eğer o surları aşarsan kale duvarını işgal etmiş olursun ve o anda alarmlar çalar kural ihlali olduğunu hatırlarsın. Oysa ki sınırlar ve kurallar bizim ürettiğimiz bir hayal ürünüdür. Gerçeklerle yüzleşmemek için bunu yaparız. Geçmişe dönüp bakarsak tekrardan hüzünlenip o günlere geri döneceğimizi sanarız ve çoğu zaman öyle de olur. Geçmişteki...

Son Kaybediş...

Vazgeçmek kolay olmadı hiçbir zaman Aslında ; Çoğu zaman istemedim Vazgeçmeyi... Yok oldum belki , Onun varlığında... Lâkin ; Var olamadım tekrardan , Onun yokluğunda... Evet , bir şeyler eksildi... Eksildi de ; Ne önemi var ki , Geriye benden bile Ben kalmamışken... Onlarda kırk yıl hatrı kaldı , Bir fincan kahvenin... Bende ise ; Uykusuz geceler... İşte bu; İşte bu yenilgimin son fermanıydı... Ruhum ; işgal edildi... Kelimelerim ; katledildi.... Bu sefer ; Çok büyük kaybettim... Çok büyük... Çok...  SIRADAN BİRİ...