Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

YEGÂNE

Ne zaman kendimi yalnız hissetsem hep şiire sığındım. Ne zaman hayattan nefret etsem insanlardan uzaklaştım.  Küçük yaşlarda tanıştım kalem ve kağıt ile başlarda aklımdan ne geçerse onu yazardım. Düzenlemeye uğraşmadım hiç çünkü o kelimeler ruhumun izleriydi. Büyüdükçe hayatın gerçekleri ile iç içe oldum. Canım yandıkça yazdım , yazdıkça yandım , yandıkça kül oldum.  Ruhum kanadıkça çevremdeki kimseyle konuşmak , ilgilenmek istemedim. Çünkü farkındaydım beni koşulsuz kabul eden tek şey içinde ruhumu gizlediğim defterimdi. Tek sırdaşım kalemim. Zihnim neyi dökmek isterse o deftere kalemim ona itaat ederdi. O bana koşulsuz sadık kalan tek yegâne dostumdu. Defterim ise sır küpüm. Çok ağladık mesela birlikte , ben gözyaşlarımı onun sayfalarına akıttıkça o gizledi bir perde gibi. Ben kanadıkça o sarıp sarmaladı ruhumu. Ve büyüdükçe şunu farkettim ki ruhuma iyi gelen gıda şiirden ibaretti.

ANSIZIN

Ağlarsın bazen. Belki de bir gece yarısı ansızın süzülür gözyaşı. Belki içindeki geçmeyen bir yara, veya bir türlü atlatamadığın o travma. Kimse duysun istemezsin o düğüm düğüm yutkunuşlarını. Durmak bilmiyorken gözyaşları, düşünemezsin. İçine girdiğin o boşluk, git gide çeker seni içine. Ne yapacağını bilemezken, bittiğini hissedersin yavaş yavaş. Önce göz kapakların çaresizce teslim olur, sonra nefesin...

Dünya

Bütün kötülüklere baş kaldırmalı , Eline boya kutusunu kapan duvarlara koşmalı , Yazmalı en güzel mısraları , Eline kalemi alan Duvara koşmalı İnsanlar meşgul olmalı Şiir yazmalı , arınmalı ve sıyrılmalı onca kötülüğün arasından Şiire bulanmalı dünya , Dünya , şiir ile çalkalanmalı yayıkta çalkalanan ayran gibi , Ve şiir ; dünyayı temize çekmeli Kurtarmalı o dipsiz kuyudan. Sirkelenmeli , şöyle bir kendine gelmeli insanlar ! Bu dünyayı şiir dizginleyecek Yeter ki kötü kalpler şiir ile buluşsun.

Mesafe İşlemez Yüreğe

Sen ki, benim sayfalarca yazıp anlatamadığım hissim.. Sen ki, hissizliğimden korumaya çalıştığım en güzel yanım.  Sen ki, göremeden hissettiğim, kendimden bile sakındığım gizli bahçem.  Ömür ne de güzel geçer seninle, Rabbim izin verdikçe.  Ne güzel olur seninle bir hayat.  Varsın uzak olalım, Rabbim yazana kadar.  Varsın görmesin bu gözler, işitmesin kulak.  Zamanı gelene kadar sadece  hissetmek varken, özlem  bize kaç yazar.  Varlığın, yokluğunla bir desem yeri.  Görmekle görmemek arası sadece ince bir çizgi.  Yüreğime çizemedikçe kimse o çizgiyi,  Varsın dağlar, yollar girsin aramıza,  Asıl mesafe yürekte.  Ve söyle bana mesafe işler mi hiç yüreğe Benim sevgim ne gözlerimde, ne de bir tebessümümde.  Asıl sevildiğini kalbimi hissettiğinde anlarsın, çok derinlerde bir yerde... 

MAVELA...

Nasıl bu kadar büyüleyici olabilirdin ? Inan aklım almıyor Üzerimde kurduğun o hakimiyet... Nasıl olur da unutamam hala telefon numaranı ? Onca zamana rağmen... Kendime çizdiğim her yeni yolda; Senden bir iz mi olacak yoksa ? Seni unuttuğumu düşünürken aslında her hücrene kadar hatırladığımı fark etmek peki... Bu nasıl bi imkansızlık teorisi ? Bu sensizliğin kaçıncı senfonisi ? Adı henüz konmamış bir duygu daha... Belki de bir hastalık... Huzurla acının birlikteliği sanki... Belki de bunun adı Mavela olmalıydı. Mavi ve laneti ...