Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Son Adım...

Duygularımızmış güzel olan , Dünya değil... Ateş böceğiymiş defterimi aydınlatan , Ay ışığı değil... Masallarmış mutlu sonla biten , Hayatımız değil... Zaten olmazdı da , Olamazdı... Biz mükemmel değilken ; Bu kadar iyi olamazdı hayatımız... Olmadı da zaten... Olmayacakta... Bir yerlerde tükenip , bitene kadar Hayal kurmaya devam... Sonra öyle bir düşeriz ki ; ... SIRADAN BİRİ...

Yalnızlık Sarhoşu...

Sana neden anlatayım ki derdimi ? Hiçbir zaman duymayacaksın ki çığlıklarımı... Sen hiç buluta sordun mu neden ağlıyorsun diye ? Ya da yağmura sordun mu hiç ? Bulutu neden terk ettin diye... Ben çok sordum kendime ; " Neden yalnızım ? "diye Sevmeyi mi beceremedim , Yoksa sevilecek bir adam mı olamadım  Bilmiyorum.. Sevmedi işte kimse bu deliyi Zaten sevilecek gibi de değildi Elleri sigara kokan bir adamı kim sever ki ? Belki de görmedi kimse beni  Herkesin baktığı kimsenin göremediği bir yerde bırakmıştın ya beni ,  Belki de hala oradayımdır  Ve kimse asla göremeyecektir... Kelimeler şahidimdir ki ! Ölüyorum yalnızlıktan... Tükenmek üzereyim... Mürekkepten önce... Olmadı işte ne yapalım Ben de beceremedim yaşamayı Hakkını veremedim hayatın Ki o da bana vermedi hakkımı... Öyle bir çatışmadayız işte  Kelimelerim yaşatmıyor beni biliyorum Lâkin ölüme yaklaşan her saniyemi , Biraz daha güzelleştiriyor... Hani tek kişilik bir yo...

KAOS

Doluyum , bir fırtına misali  Konuşsam kaos çıkacak , Sussam , tsunami.. Herkese kolay geliyor , Bütün bu olanlar , Boşver diyip geçiştiriyorlar. Kolay değil işte, Hem de hiç.. Tutturmuşlar bir "nasılsın" diye , İyiyim desem inanmaya dünden hazırlar. Oysa ki "iyiyim" de ne çok şey gizlidir, Biraz kızgınlık, Biraz hüzün, Bolca kırgınlık, Sonrasında "ne yapıyorsun" diyecekler , "Hiç" dediğimde ise yine inanacaklar,  Oysa neler tutsak orada... Binlerce vaziyetin kurtarıcısı. Her şeyden öte ; Kalabalık bir şehirde  Yalnız kalmışlıktır hiç  İyiyim ! Biraz da ,  Hiç !  Ben anlatsam , Siz anlamayacaksınız , Zaten ben de anlatamayacak kadar yorgunum...

UÇSUZ BUCAKSIZ HAYALLERİM

Umut ne kadar eski bir kelimeydi. Masallar misali içimizde kalan bir kırıntıydı kimi zaman.  İçinde ki eskiliğin üzerini örtüp, ondan doğan umutla yaşayanlardan değil misin sende?  Yokla ceplerini umut kırıntıları olmalı biraz, diyecektim ama vazgeçtim.. Neden mi? Hala herhangi bir imkânsızlığa umudun var senin de, öyle değil mi? Şöyle bir kendimi anlatsam size.. İçine düştüğüm bu derin boşluk hapsediyor sanki beni içine.  Sırdaşımı  atarken, farkediyorum bir kez daha en iyi sırdaşın kendim olduğumu.. Ben anlatmaya çalışsam da kendimi olmuyor.. Kimisi üzüntüsünden suçluymuşum gibi tepki veriyor, kimisi de ağlamak için omuzlarını.. Anlamıyorlar beni. Ben bunları istemiyorum ki!  Aslında bakarsanız ne istediğimi bende bilmiyorum. Hayaller... Sınırı olmadan umutla yaşayacağımız güzel günler.. Şöyle bir düşündüm de ; Yönetmen olmak istiyorum belki de. Filmler, oyuncular, seneryolar , farklı hayatlar ... Hayallerim kısa bir film tadında.  Se...

DARMADAĞIN

Yine karalıyorum bir şeyler Ağzımı bıçak açmıyor , Susuyorum… Etrafım kalabalık Ama sorsanız yalnızım… Bir uğultu yankılanıyor kulaklarımda Duyuyorum , anlamıyorum Anlam veremiyorum bütün bunlara Ya da canımın yangısına anlamak istemiyor da olabilirim Bilmiyorum… Hayata olan sinirimi , yazarak çıkartıyorum , Yazmak ; ruhumu teselli ediyor besbelli Çoğu insandan daha iyi geliyor bana , Yalanı yok , öyle süslü , sanatlı şeyler de bilmez Ne hissediyorsa , onu yazar kalemim, Ben sadece hislerimle yön veririm rotaya… En yakın dostum , ajandam, Ne yazarsam yazayım itirazı yoktur bana, Sırdaş olduk mesela Gözyaşlarımın yuva edindiği nehirim oldu sayfalarım. Ağlamak… Kimi insan der ki ; güçsüzler ağlar. Hayır katılmıyorum bu kanıya , Ben güçlü bir insanım ve ağlamayı çok severim , Belki de istisnasız her gece , Ağladığım o vakitlerde benim gözyaşlarımla beraber bütün dertlerim tasalarım ...

Sadece "Sahte" İşte...

Yalandan ibaret bir dünya, Gerçek olan o kadar az ki ; duman olup uçuyor... Ya da damla damla akıyor gözlerden... Kelimeler; kelimeler de sahte , yalan aslında Onlara da insan eli değmiş sonuçta... Evet , duygular gerçek Lâkin bedenler sahte Lâkin bedenler sahte işte... Üşümekte sahte , üşümekte yalan... Hemde ağustosun ortasında... En büyük duygu sevgiymiş , Her duyguyu içinde barındıran Ve bir gün ortaya çıkaran.. Her şey  sevgiden ibaretmiş... Yani yalan , sahtelik ; Sevginin çocuklarıymış meğer... Saç telleri bile terk ederken insanı , Saç telleri bile... Doğru ya ; Bu yolculuk , terk ederek başlamıştı zaten... Ve şimdi terk ettiğimiz yere Geri dönebilmek için yaşıyoruz... SIRADAN BİRİ...

DARGINIM KELİMELERE

Dargınım kelimelere.  Harfleri kaybettiğim günlerden beri. Satırlar bomboş, senin de dolduramadığın  gibi.. Sırılsıklam düşlerim. Nisan yağmuruna tutulmuş gibi sanki. Öteki taraftan, Yanan mum gibiydi. Sarıldım.. Umut diye. Ne geri gidiyorum ne de bir satır ileri. Belki bir gün okurum, devam ederim kaldığım yerden. Bulursam harfleri, barışırsam kelimelere yeniden...