Ana içeriğe atla

UÇSUZ BUCAKSIZ HAYALLERİM

Umut ne kadar eski bir kelimeydi.
Masallar misali içimizde kalan bir kırıntıydı kimi zaman.
 İçinde ki eskiliğin üzerini örtüp, ondan doğan umutla yaşayanlardan değil misin sende?
 Yokla ceplerini umut kırıntıları olmalı biraz, diyecektim ama vazgeçtim..
Neden mi?
Hala herhangi bir imkânsızlığa umudun var senin de, öyle değil mi?
Şöyle bir kendimi anlatsam size..
İçine düştüğüm bu derin boşluk hapsediyor sanki beni içine.
 Sırdaşımı
 atarken, farkediyorum bir kez daha en iyi sırdaşın kendim olduğumu..
Ben anlatmaya çalışsam da kendimi olmuyor..
Kimisi üzüntüsünden suçluymuşum gibi tepki veriyor, kimisi de ağlamak için omuzlarını..
Anlamıyorlar beni.
Ben bunları istemiyorum ki!
 Aslında bakarsanız ne istediğimi bende bilmiyorum.
Hayaller...
Sınırı olmadan umutla yaşayacağımız güzel günler..
Şöyle bir düşündüm de ;
Yönetmen olmak istiyorum belki de.
Filmler, oyuncular, seneryolar , farklı hayatlar ...
Hayallerim kısa bir film tadında.
 Senaryosu da aklımda.
Hayatımı bir mektup yerine koymak istiyorum bazen.
Her yalnış yazıldığında buruşturulup atılsa, bir kâğıt misali.
Yeni bir hayat istiyorum.
En içten gülebilmeyi , gülerken de huzuru en derinden hissedebilmeyi..
Daha ne olduğundan emin olmadığım düşüncelerimin beni kemirmekten vazgeçmesini..
Yeni bir sayfa açıyorum.
Hayata başlıyorum, en başından..
Şimdi ne yapacaksın? Diye bir soru geçiyor aklından değil mi ?
Şimdi mi ?
Şimdi , yeni tertemiz bir sayfa karşımda. Tekrar tekrar düşünüp cesaret edemediğim şeyleri yapacağım..
En önemlisi ;
Bir umutsuzluğun beni hayattan koparmasina izin vermeyeceğim.
 Evet, bu kararlılığımı sürdüreceğim..
Kısaca , bir sayfa daha ziyan etmeyeceğim..

Pek çok sanatçı ve yazar, insanın umudunu kaybettiğinde aslında herşeyini kaybettiğini yazar.
Bu halen de geçerliliğini koruyan, çürümeye yüz tutmuş bedenlerimizi harekete geçirmek için yeterli değil midir ?

Uçsuz bucaksız hayallerim olsa da benim,
Vazgeçmeyeceğim..!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sadece "Sahte" İşte...

Yalandan ibaret bir dünya, Gerçek olan o kadar az ki ; duman olup uçuyor... Ya da damla damla akıyor gözlerden... Kelimeler; kelimeler de sahte , yalan aslında Onlara da insan eli değmiş sonuçta... Evet , duygular gerçek Lâkin bedenler sahte Lâkin bedenler sahte işte... Üşümekte sahte , üşümekte yalan... Hemde ağustosun ortasında... En büyük duygu sevgiymiş , Her duyguyu içinde barındıran Ve bir gün ortaya çıkaran.. Her şey  sevgiden ibaretmiş... Yani yalan , sahtelik ; Sevginin çocuklarıymış meğer... Saç telleri bile terk ederken insanı , Saç telleri bile... Doğru ya ; Bu yolculuk , terk ederek başlamıştı zaten... Ve şimdi terk ettiğimiz yere Geri dönebilmek için yaşıyoruz... SIRADAN BİRİ...

HAYATIN SURLARI

Bazen insanlar düşünürler ;  "Hayatın anlamı nedir diye ." Bunu zaman zaman sizler gibi  bende düşünüyorum... Hayatımın anlamı nedir diye ? Gerçekler acıdır derler lakin gerçeklerin acı olduğu kadar tatlı olduğu anlar da vardır. Önemli olan , senin hayattan ne kadar zevk aldığın yada almak istediğindir... Söyle düşünebiliriz damak zevkimize uyan bir yemeği yediğimizde aldığımız haz ile uymayan bir yemeği yediğimiz de aldığımız haz. Hayatımıza hep bir sınır ve kural koyarız.  Evet evet bildiğin sur gibi kale duvarları dikeriz duygularımızın önüne , Kendimizce uydurduğumuz kural ise eğer o surları aşarsan kale duvarını işgal etmiş olursun ve o anda alarmlar çalar kural ihlali olduğunu hatırlarsın. Oysa ki sınırlar ve kurallar bizim ürettiğimiz bir hayal ürünüdür. Gerçeklerle yüzleşmemek için bunu yaparız. Geçmişe dönüp bakarsak tekrardan hüzünlenip o günlere geri döneceğimizi sanarız ve çoğu zaman öyle de olur. Geçmişteki...

Son Kaybediş...

Vazgeçmek kolay olmadı hiçbir zaman Aslında ; Çoğu zaman istemedim Vazgeçmeyi... Yok oldum belki , Onun varlığında... Lâkin ; Var olamadım tekrardan , Onun yokluğunda... Evet , bir şeyler eksildi... Eksildi de ; Ne önemi var ki , Geriye benden bile Ben kalmamışken... Onlarda kırk yıl hatrı kaldı , Bir fincan kahvenin... Bende ise ; Uykusuz geceler... İşte bu; İşte bu yenilgimin son fermanıydı... Ruhum ; işgal edildi... Kelimelerim ; katledildi.... Bu sefer ; Çok büyük kaybettim... Çok büyük... Çok...  SIRADAN BİRİ...