Martılar kadar gökyüzüne hasretim. Yıldızlar misali, geceyi severim. Ve gece olunca çıkar bütün benliğim gün yüzüne. Rüzgar savurur sanki içimdekileri bir çırpıda. Durmak bilmeyen düşüncelerim bırakır kendini sessizliğe. Yorgun bedenim kalakalır öylece olduğu yerde. Bilirim, Dualarla ayakta durur bütün benliğim. İnsan derde düşünce açmaz mı ellerini semaya En uzun o zaman bakmaz mı yıldızlara, bir işaret ararcasına... Baksana gökyüzüne, ne kadar saf ve temiz... Baksana bir geceye, dilinden anlarsan eğer ne kadar da anlamlı... Bilmediğim, hiç bilmediğim kadar kendimi özgür sandığım gökyüzü. Kim bilir, hangi yolları, hangi çıkmaz sokakları barındırıyorsun içinde. Bilmemekle geçirdiğim zamana, güne rağmen, Koptu bir takvim yaprağı daha. Ömürden bir gece, Bir nefes daha eksildi, Bu satırı okuyup derin bir nefes alınca.