Ana içeriğe atla

24 KASIM

Birşeyler yazmak istiyorum öğretmenim size..

Gece ile gündüzümün birbirine karıştığı bu vakitlerde, aldım kalemimi elime.

Düşündüm önce kendimce, size ne yazabilirim? diye.

Günler öncesinden, hazır etmek istedim, yüzünüze söylemeye cesaret edemediğim duyguları, dökmek istedim satırlarıma.

Emeklerinizin yanında, duygusuz bir şekilde kutlamak istemezdim, böylesine özel bir günü..

Siz benim, bir demet çicekle simgelediğim, sevgisimsiniz öğretmenim!

Gönülhanemde ki en güzel hitap size..

Biliyorum ki hayatın bu meçhul sokaklarında, bana zirveyi işaret eden gözlerinize de çok şey borçluyum.

Bilirsiniz öğretmenim," Gözler gönüllerin aynasıdır. " derler. Bunu da ilk sizden öğrendim.

Sahi, öğretmenim bakışlarımdan anlayabiliyor musunuz sevgimi? Tıpkı annem gibi..

Düşünce yelkenime rüzgâr oldukça nefesiniz, gözlerim, hep sevginizi yansıtacak.

Başarım, hep sizden bir parça taşıyacak.

Adınız geçince nabzım, yine birkaç tık hızlı atacak..

Adımı her anışınızda sesiniz  sağır bir adamın yeniden duymaya başlaması gibi  yeniden çarpıyor kulaklarıma..

Hani seherde, tatlı bir serinliğe bürünür ya hava, titreyiverirsin aniden..

Güneşin doğacağını bildiğin için çevirirsin kafanı güneşin doğacağı yöne doğru yeniden..

Her kelimenizde, tekrar tekrar farklı alemlere yol bulurum.

Kelimelerinizin ardından, gizli dünyalar aşikâr olurken, birden o meçhul alemlerde kaybolurum ben..

Ahh sizi bir kendi alemimde, gezdirebilsem..

Emek emek ektiğiniz tohumların goncasını gösterebilsem..

Binbir çiçekten oluşan gönül tahtıma bir oturtabilsem..

Ahh öğretmenim!

Bir oturtabilsem..

Ellerini uzatır mısın bana öğretmenim.?

En içten duygularımla bir kez daha öpebilir miyim?

Ah, öğretmenim,

Öpebilir miyim?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sadece "Sahte" İşte...

Yalandan ibaret bir dünya, Gerçek olan o kadar az ki ; duman olup uçuyor... Ya da damla damla akıyor gözlerden... Kelimeler; kelimeler de sahte , yalan aslında Onlara da insan eli değmiş sonuçta... Evet , duygular gerçek Lâkin bedenler sahte Lâkin bedenler sahte işte... Üşümekte sahte , üşümekte yalan... Hemde ağustosun ortasında... En büyük duygu sevgiymiş , Her duyguyu içinde barındıran Ve bir gün ortaya çıkaran.. Her şey  sevgiden ibaretmiş... Yani yalan , sahtelik ; Sevginin çocuklarıymış meğer... Saç telleri bile terk ederken insanı , Saç telleri bile... Doğru ya ; Bu yolculuk , terk ederek başlamıştı zaten... Ve şimdi terk ettiğimiz yere Geri dönebilmek için yaşıyoruz... SIRADAN BİRİ...

HAYATIN SURLARI

Bazen insanlar düşünürler ;  "Hayatın anlamı nedir diye ." Bunu zaman zaman sizler gibi  bende düşünüyorum... Hayatımın anlamı nedir diye ? Gerçekler acıdır derler lakin gerçeklerin acı olduğu kadar tatlı olduğu anlar da vardır. Önemli olan , senin hayattan ne kadar zevk aldığın yada almak istediğindir... Söyle düşünebiliriz damak zevkimize uyan bir yemeği yediğimizde aldığımız haz ile uymayan bir yemeği yediğimiz de aldığımız haz. Hayatımıza hep bir sınır ve kural koyarız.  Evet evet bildiğin sur gibi kale duvarları dikeriz duygularımızın önüne , Kendimizce uydurduğumuz kural ise eğer o surları aşarsan kale duvarını işgal etmiş olursun ve o anda alarmlar çalar kural ihlali olduğunu hatırlarsın. Oysa ki sınırlar ve kurallar bizim ürettiğimiz bir hayal ürünüdür. Gerçeklerle yüzleşmemek için bunu yaparız. Geçmişe dönüp bakarsak tekrardan hüzünlenip o günlere geri döneceğimizi sanarız ve çoğu zaman öyle de olur. Geçmişteki...

Son Kaybediş...

Vazgeçmek kolay olmadı hiçbir zaman Aslında ; Çoğu zaman istemedim Vazgeçmeyi... Yok oldum belki , Onun varlığında... Lâkin ; Var olamadım tekrardan , Onun yokluğunda... Evet , bir şeyler eksildi... Eksildi de ; Ne önemi var ki , Geriye benden bile Ben kalmamışken... Onlarda kırk yıl hatrı kaldı , Bir fincan kahvenin... Bende ise ; Uykusuz geceler... İşte bu; İşte bu yenilgimin son fermanıydı... Ruhum ; işgal edildi... Kelimelerim ; katledildi.... Bu sefer ; Çok büyük kaybettim... Çok büyük... Çok...  SIRADAN BİRİ...