Ana içeriğe atla

Adı "Mutluluk" ....

Uzun bir hikaye anlatacağım size...
Karanlık matemin en dibinde başlayan ,
Bu amansız hastalığımı...

Bardak dolmuştu ağzına kadar...
Ve taşacak bir yer arıyordum
Aynaya baktım sonra ,
Kendimden daha güzel bir liman olamazdı...
Olmadı da zaten...

Nedensizce dolmuyordu içim...
İnan düşünmek bile istemedim
Ne varsa attım o kuyuya
Dönüp bakmadım arkama...
Kelimelere sarıldım o gece ,
Sigaraya sarıldım ,
Kahveye...

Farklıydım işte..
Bir omuz yerine ;
Bin paket sigara 
Bin paket kahve 
Ve sonsuz kelime...
Ve kimse de fark etmedi...

Herkes uyuyordu o saatte 
Baykuşlar bile...

Sonra da istemedim kimseyi
Ne biri kaldırabilirdi yaşadıklarımı 
Ne de ben anlatabilirdim...

Bir hikaye uydurdum ben de
Adı "mutluluk" diye...
Sorgulamak gelmedi kimsenin aklına
Ya da sormak istemedi , hayatıma aldıklarım...

Yaşadıkça yazdım ,
Yazdıkça yaşadım...

Kimi zaman oldu ,
Kendim bile inandım...
Kimi zaman öldü ,
Kendime inanamadım...

Olmayacağını biliyordum
Çok da zorlamadım...

Benim hikayemde ,
Mutluluğun tek yeri ;
Başlıktı...
Oraya bile ağır geldi...

Sen şimdi "Ne oldu da değişti ?" diyeceksin
Değişen hiçbir şey yok !
Hala yazıyorum...
Hala yaşıyorum...
Buna ne kadar yaşamak denirse tabi...

Çok da zor olmadığını fark ettim
Tabi biraz zaman aldı...
Zaman , benden çok şey aldı...
Bana beni bırakmadı...

Hep mutlu insanları aldım hayatıma
Onların yaşamadıklarını yazmak daha kolaydı aslında...
Güzel bir hayat yazmak ,
Ne biliyim işte...
Olmazdı ,
Fazla dikkat çekerdi...

Şimdi bir köşede oturmuş ,
Yazıyorum yine...
Bir yığın yalan , tezat...
Ben ağlayarak yazıyorum ,
Aynı yaşadığım gibi...
Sessiz ve yalnız...

Bir gün ,
Yeni bir karakter girer mi hikayeme ?
Değiştirir mi kelimelerin yerini ?
Mürekkep tükenir mi ?

Sahi ; 
Buğulu camlara yazmaya başladım ilk defa
Sabah olunca silinirdi...
Ayna gibi değildi ,
Gerçek ne ise ;
Onu gösterirdi...
Sırf bu yüzden tanıştım defterle...

Ne yazdığımdan fazla yaşadım 
Ne de yaşadığımdan fazla yazdım...
Belki de ;
Bu yüzden bu kadar uzun
Ve bitmeyecek...

Son noktayı ;
Bir sela koyacak belki de...

Belki de ;
Son noktanın konulduğunu ,
Kimse bilmeyecek...

SIRADAN BİRİ... 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sadece "Sahte" İşte...

Yalandan ibaret bir dünya, Gerçek olan o kadar az ki ; duman olup uçuyor... Ya da damla damla akıyor gözlerden... Kelimeler; kelimeler de sahte , yalan aslında Onlara da insan eli değmiş sonuçta... Evet , duygular gerçek Lâkin bedenler sahte Lâkin bedenler sahte işte... Üşümekte sahte , üşümekte yalan... Hemde ağustosun ortasında... En büyük duygu sevgiymiş , Her duyguyu içinde barındıran Ve bir gün ortaya çıkaran.. Her şey  sevgiden ibaretmiş... Yani yalan , sahtelik ; Sevginin çocuklarıymış meğer... Saç telleri bile terk ederken insanı , Saç telleri bile... Doğru ya ; Bu yolculuk , terk ederek başlamıştı zaten... Ve şimdi terk ettiğimiz yere Geri dönebilmek için yaşıyoruz... SIRADAN BİRİ...

HAYATIN SURLARI

Bazen insanlar düşünürler ;  "Hayatın anlamı nedir diye ." Bunu zaman zaman sizler gibi  bende düşünüyorum... Hayatımın anlamı nedir diye ? Gerçekler acıdır derler lakin gerçeklerin acı olduğu kadar tatlı olduğu anlar da vardır. Önemli olan , senin hayattan ne kadar zevk aldığın yada almak istediğindir... Söyle düşünebiliriz damak zevkimize uyan bir yemeği yediğimizde aldığımız haz ile uymayan bir yemeği yediğimiz de aldığımız haz. Hayatımıza hep bir sınır ve kural koyarız.  Evet evet bildiğin sur gibi kale duvarları dikeriz duygularımızın önüne , Kendimizce uydurduğumuz kural ise eğer o surları aşarsan kale duvarını işgal etmiş olursun ve o anda alarmlar çalar kural ihlali olduğunu hatırlarsın. Oysa ki sınırlar ve kurallar bizim ürettiğimiz bir hayal ürünüdür. Gerçeklerle yüzleşmemek için bunu yaparız. Geçmişe dönüp bakarsak tekrardan hüzünlenip o günlere geri döneceğimizi sanarız ve çoğu zaman öyle de olur. Geçmişteki...

Son Kaybediş...

Vazgeçmek kolay olmadı hiçbir zaman Aslında ; Çoğu zaman istemedim Vazgeçmeyi... Yok oldum belki , Onun varlığında... Lâkin ; Var olamadım tekrardan , Onun yokluğunda... Evet , bir şeyler eksildi... Eksildi de ; Ne önemi var ki , Geriye benden bile Ben kalmamışken... Onlarda kırk yıl hatrı kaldı , Bir fincan kahvenin... Bende ise ; Uykusuz geceler... İşte bu; İşte bu yenilgimin son fermanıydı... Ruhum ; işgal edildi... Kelimelerim ; katledildi.... Bu sefer ; Çok büyük kaybettim... Çok büyük... Çok...  SIRADAN BİRİ...