Soruyorum sizlere aşk neydi ? Her seferinde güvenip daha sonrasında yere çakılmak mı ? Yada mutluluktan havalara uçmak… Mesela aşkı henüz yaşamamış biri duygularının karmakarışık olduğu vakitleri aşka yoğunlaştırıyor. Örneğin hoşlanmak teriminden yola çıkalım… Karşı cinsten biri ile ortak bir nokta yakaladığınız zaman otomatikmen o kişiye karşı bir sempati besliyorsunuz. Ve devamında daha çok ortak nokta arayışına giriyorsunuz. Bir iki üç derken ruh ikiziniz olduğu kanısına varmış biri olup çıkıyorsunuz. Halbuki siz zaten buna inanmaya çoktan aklını yormuş ve duygularınızı hep o noktada kesiştirmişsinizdir. Bu aşk değildir arkadaşlar bu sadece küçük bir sempatidir. Bu olguyu başka bir gün farklı biri üzerinde yoğunlaştırsanız o kişiye karşı da sempati besleyebilmeniz olağandır. Halbuki aşık olsaydınız aynı duyguları başkasına karşı hissetmeniz çok zor belki de imkansız olacaktı. Bir diğeri ise samimiyetdir. Karşı cinsiniz size iki ılımlı yaklaşmasında o kişi hakkı...
Kalabalığın içinde yalnız kalmak isterken , yalnızlığın içindeki tek kalabalık olmuş olanların tercümanı olmak için burdayız...