Ana içeriğe atla

Ve Kaybettin...


Düşün...
Olanları ya da asla olmayacakları...
Bir kalem uğruna, heba ettiğin o yılları...
Mürekkebi  “ aşk  “ değildi,  kaleminin...
Acı,  keder, hüzün,  sen ve diğerleri...

Aşkı anlatamadın bu yüzden...
Yıldızlar gibi parlamıyordu gözleri...
Güneş kadar ısıtmıyordu içini...
Sadece âşıktın ona...

Ne kalbinle sevmiştin onu,
Ne aklınla...
Bak, ikisi de şaştı lâkin
Ruhun, onda kaldı...

Sen aşkı somutlaştırdın arkadaş !
İşte sırf bu yüzden,  kaybettin...
Sana geldiği gibi izin verecektin,
Gitmesine...

Bulutlar ağlamadı o gece...
Sen bir damla yaş için;
Yağmuru bekledin...
Ve işte;  kaybettin...

Ay dinlemedi hiçbir gece seni...
Sen, uyumadan rüya gördün...
Sen aşka anlam yükledin be arkadaş !
Sen aşkı körelttin...

Bir sigara daha yaktın,
Bu son diye...
Lâkin paket bitmemişti...
O sigara illa ki yanacaktı...

Bahane ettin kahveyi...
Geceler haram değildi oysa...
Onu da alet ettin oyununa...
Geceyi de kirlettin
Ve yine, kaybettin...

Deftere sığındın sonra,
Etrafında onca insan varken...
Sen hapsettin kendini;
“Bekçisiyim" dediğin yalnızlığa...

Anlayacağın;
Kendi mezarını,
Kendin kazdın arkadaş !
Ve yine, kaybettin...

Oysa aşk;
Yazdıklarının hiçbiri değildi...
O; kelimelere sığmazdı, sonsuzdu...
Sadece hissedecektin...
Lâkin yine, kaybettin...

Kazandığını düşündüğün halde,
Kaybetmek...
Fazla yakmış olmalı,  canını...
Lâkin kendi düşen, ağlamaz derler...

Bırak,  kelebekler uçsun...
Kuşlar cıvıldasın...
Bırak gece sessiz kalsın...
Yıldızlar parıldasın...

Bırak be arkadaş !
Aşk;  sadece hissedilsin...
Anlam yüklenip,
Kirletilmesin...

Aşk;  aşk gibi kalsın,
Aşıklarda aşık gibi...
Bitene kadar, kimse bilmiyor zaten...
Bırak,  kimse bilmesin...

İLKAY DURSUN (SIRADAN BİRİ...)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sadece "Sahte" İşte...

Yalandan ibaret bir dünya, Gerçek olan o kadar az ki ; duman olup uçuyor... Ya da damla damla akıyor gözlerden... Kelimeler; kelimeler de sahte , yalan aslında Onlara da insan eli değmiş sonuçta... Evet , duygular gerçek Lâkin bedenler sahte Lâkin bedenler sahte işte... Üşümekte sahte , üşümekte yalan... Hemde ağustosun ortasında... En büyük duygu sevgiymiş , Her duyguyu içinde barındıran Ve bir gün ortaya çıkaran.. Her şey  sevgiden ibaretmiş... Yani yalan , sahtelik ; Sevginin çocuklarıymış meğer... Saç telleri bile terk ederken insanı , Saç telleri bile... Doğru ya ; Bu yolculuk , terk ederek başlamıştı zaten... Ve şimdi terk ettiğimiz yere Geri dönebilmek için yaşıyoruz... SIRADAN BİRİ...

HAYATIN SURLARI

Bazen insanlar düşünürler ;  "Hayatın anlamı nedir diye ." Bunu zaman zaman sizler gibi  bende düşünüyorum... Hayatımın anlamı nedir diye ? Gerçekler acıdır derler lakin gerçeklerin acı olduğu kadar tatlı olduğu anlar da vardır. Önemli olan , senin hayattan ne kadar zevk aldığın yada almak istediğindir... Söyle düşünebiliriz damak zevkimize uyan bir yemeği yediğimizde aldığımız haz ile uymayan bir yemeği yediğimiz de aldığımız haz. Hayatımıza hep bir sınır ve kural koyarız.  Evet evet bildiğin sur gibi kale duvarları dikeriz duygularımızın önüne , Kendimizce uydurduğumuz kural ise eğer o surları aşarsan kale duvarını işgal etmiş olursun ve o anda alarmlar çalar kural ihlali olduğunu hatırlarsın. Oysa ki sınırlar ve kurallar bizim ürettiğimiz bir hayal ürünüdür. Gerçeklerle yüzleşmemek için bunu yaparız. Geçmişe dönüp bakarsak tekrardan hüzünlenip o günlere geri döneceğimizi sanarız ve çoğu zaman öyle de olur. Geçmişteki...

Son Kaybediş...

Vazgeçmek kolay olmadı hiçbir zaman Aslında ; Çoğu zaman istemedim Vazgeçmeyi... Yok oldum belki , Onun varlığında... Lâkin ; Var olamadım tekrardan , Onun yokluğunda... Evet , bir şeyler eksildi... Eksildi de ; Ne önemi var ki , Geriye benden bile Ben kalmamışken... Onlarda kırk yıl hatrı kaldı , Bir fincan kahvenin... Bende ise ; Uykusuz geceler... İşte bu; İşte bu yenilgimin son fermanıydı... Ruhum ; işgal edildi... Kelimelerim ; katledildi.... Bu sefer ; Çok büyük kaybettim... Çok büyük... Çok...  SIRADAN BİRİ...