Ana içeriğe atla

Kasım

Doğarken ağladım, kurumadı hala gözyaşım,
Ruhumda derin kesikler var on sekiz yaşım.
Yüksek dağın zirvesi gibi olmuş başım,
Kalbimi doyuracak yokmu bir aşım.

Sükunet içinde mi geçti yıllarım?
Hep bir engel içinde olan yollarım,
Yinede engelleri sonuna kadar zorlarım,
Ben en içten dualarımı rabbe yollarım.

Ben Mecnunun bu nesildeki simgesi,
Bedenim gül kırmızısına bürünmüş.
Yüreğimde ki berraklık görünmüş,
Hak yoluna bu diyarda sürünmüş...

Neyleyim ben Leylasız olan bu yüreği,
Ne işe yarar, içinde bir yar bulunmazsa.
Sence boşamı çekip dururum bu küreği?
Değmeyen kişilerlemi avuttum bu sineyi?

Ömür geçtide, yaralar geçmek bilmedi,
Zamanla geçer, bir şey kalmaz dendi.
Ömür geçtide, yaralar kabuk dahi tutmadı,
Olan geçen ömre olduğuyla kaldı...

Kaldı geride onsekiz bahar,
Saça bir kaç tane daha beyaz katar.
Gelip geçti esintisiyle sonbahar,
Yapraklarımı döktüm sonuna kadar.

İnsanı olgunlaştıran yaşadıklarıdır,
Yaşadıklarıma rağmen eğmedim bu başı.
Her yarada biraz daha çok yoruldum, yıkıldım,
Bedenin on sekiz, ruhun kırk, kalbin bir asır yaşı...

Beni bu kadar yoran neydi böyle,
Belimi bükene kaç kalem tükendi söyle.
Gönlümü hoş eden bir kaç kelam sözle,
Ve rengini dahi bilemediğim, görmediğim o gözle.

Nasip olsun, yari dünya gözüyle görmek,
Dönmek isterim o gözlerin ekseninde.
Uyuya kalmak isterim yarin dizlerinde,
Göz yaşımdan bir deniz, şuan dizlerimde.

Yar gelsin, yüreğim tekrardan tutuşsun,
Ve bu deniz buharlaşıp uçuşsun.
Gel bir olsun temiz kalpler,
Sağlam yürekler buluşsun...



Hepinize Hayırlı Akşamlar Bu Gruba Yeni Dahil Oldum. Bundan Sonra Şiirlerimle Gönüllerinize Dokunmaya Çalışıçam. Şimdiden Teşekkürler

Yorumlar

  1. Duygusus bir insan baskı olurda şiir yazar ya anlamış değilim

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sadece "Sahte" İşte...

Yalandan ibaret bir dünya, Gerçek olan o kadar az ki ; duman olup uçuyor... Ya da damla damla akıyor gözlerden... Kelimeler; kelimeler de sahte , yalan aslında Onlara da insan eli değmiş sonuçta... Evet , duygular gerçek Lâkin bedenler sahte Lâkin bedenler sahte işte... Üşümekte sahte , üşümekte yalan... Hemde ağustosun ortasında... En büyük duygu sevgiymiş , Her duyguyu içinde barındıran Ve bir gün ortaya çıkaran.. Her şey  sevgiden ibaretmiş... Yani yalan , sahtelik ; Sevginin çocuklarıymış meğer... Saç telleri bile terk ederken insanı , Saç telleri bile... Doğru ya ; Bu yolculuk , terk ederek başlamıştı zaten... Ve şimdi terk ettiğimiz yere Geri dönebilmek için yaşıyoruz... SIRADAN BİRİ...

HAYATIN SURLARI

Bazen insanlar düşünürler ;  "Hayatın anlamı nedir diye ." Bunu zaman zaman sizler gibi  bende düşünüyorum... Hayatımın anlamı nedir diye ? Gerçekler acıdır derler lakin gerçeklerin acı olduğu kadar tatlı olduğu anlar da vardır. Önemli olan , senin hayattan ne kadar zevk aldığın yada almak istediğindir... Söyle düşünebiliriz damak zevkimize uyan bir yemeği yediğimizde aldığımız haz ile uymayan bir yemeği yediğimiz de aldığımız haz. Hayatımıza hep bir sınır ve kural koyarız.  Evet evet bildiğin sur gibi kale duvarları dikeriz duygularımızın önüne , Kendimizce uydurduğumuz kural ise eğer o surları aşarsan kale duvarını işgal etmiş olursun ve o anda alarmlar çalar kural ihlali olduğunu hatırlarsın. Oysa ki sınırlar ve kurallar bizim ürettiğimiz bir hayal ürünüdür. Gerçeklerle yüzleşmemek için bunu yaparız. Geçmişe dönüp bakarsak tekrardan hüzünlenip o günlere geri döneceğimizi sanarız ve çoğu zaman öyle de olur. Geçmişteki...

Son Kaybediş...

Vazgeçmek kolay olmadı hiçbir zaman Aslında ; Çoğu zaman istemedim Vazgeçmeyi... Yok oldum belki , Onun varlığında... Lâkin ; Var olamadım tekrardan , Onun yokluğunda... Evet , bir şeyler eksildi... Eksildi de ; Ne önemi var ki , Geriye benden bile Ben kalmamışken... Onlarda kırk yıl hatrı kaldı , Bir fincan kahvenin... Bende ise ; Uykusuz geceler... İşte bu; İşte bu yenilgimin son fermanıydı... Ruhum ; işgal edildi... Kelimelerim ; katledildi.... Bu sefer ; Çok büyük kaybettim... Çok büyük... Çok...  SIRADAN BİRİ...