Griyi renk olarak sevmediğim gibi gri insanlarıda sevmiyorum.
Gökyüzünün yüklü bulutlarla dolu olmasına rağmen, ne yağmura ne de güneşe fırsat vermemesi gibi,
Kimi insanların da ne sevdiği belli ne de sevmediği.
İki arada bir derede olmamalı bir insan, yada sabahın beşi gibi, ne gece ne gündüz…
Bir insan net olmalı,
Seviyorsa iliklerine kadar hissettirmeli,
Sevmiyorsa hayatından temelli gitmeli; ne acısı kalmalı ne de soru işareti.
Tutarsız ve kararsızlıklar sadece sizi yormuyor, karşınızdakini de hayattan soğutup insana ne yapacağını, ne düşüneceğini şaşırtıyor.
Kısacası, ben sevmiyorum arkadaş!
Benim hayatımdaki insanlar net olmalı,
Kafamı camdan dışarı uzattığımda üstüme ne giyeceğimi bilmeliyim. İnce giyinip üşütmek, kalın giyinip terlemek hastalığa neden oluyor.
Hava gibi tutarsız insanlar ise ruh sağlığına…
Mesela kalbin bilmeli gerçekten beni sevip sevmediğini; ben sana kalbimle geldiğimde kapıyı kalbin açmalı.
Ben ne kadar seni severken net isem, sende o kadar net olmalısın beni severken.
Sabahın beşindeki gökyüzü gibi griye çalmamalısın hayatta; ya daima beyaz kalmalısın ya da siyah..

Farklı bir bakış açısı kaleminize sağlık :)
YanıtlaSil