Soğuk soğuk esiyor rüzgar,
Odamın camları buğu içinde
Kapımızın önünde yanan , bir sokak lambası
Şırıl Şırıl yağan yağmur ,
Gökyüzü delinircesine.
Araba sesleri , egzoz dumanları derken
Yıldızları seyredaldım , odamın balkonunda
Kar , geliyor sanki uzaklardan
Yağsın da kırılsın bu zifiri soğuklar
Bir kar tanesi konsa kirpiğimin ucuna
Bakakalsam öylece , kışın ortasında
Keşke , gökyüzünde uçan bir martı olsam
Uçsam istediğim şehire ,
Görsem sevdiklerimi bir kez daha dünya gözüyle...
Bir pencere kenarında ,
Elimde bir kahve birde en sevdiğim kitabım ,
Hüznün ve duygusallığın, biraz da hasret kalmışlığın mağbedinde
Ruhumu dinlendirir ,
Kışla barışırım...

Teomandan ufak bir sızma var gibi şiire. O noktadan sonra şiire bakış açın değişiyor. Bir kar tanesi ol kon dilimin ucuna şarkısı dinleyerek yazılmış havası da bu yüzdendir. Gramere dikkat edilmeye çalışılmış lâkin konu itibariyle mevsimi yansıtarak "eh yarım bardak kahve ile okunur ya hu" hissi uyandırılmış. Şiir olmuş mu? Olmuş. Duygu var mı? Kısmen. Bize geçiş aşamasına da bakacak olursak bir kaç tünele ya da geçide ihtiyaç var diye düşünüyorum. Edebiyatla kalın.
YanıtlaSilŞarkıyı hatırlamıyorum çok önceden dinlemiş isem kulak aşinalığı kalmış olabilir , oysaki şarkıyı dinleyerek yazmamıştım yorumunuz için teşekkürler :)
YanıtlaSil