Ana içeriğe atla

Kışın Ortasında



Soğuk soğuk esiyor rüzgar, 

Odamın camları buğu içinde 

Kapımızın önünde yanan , bir sokak lambası 

Şırıl Şırıl yağan yağmur ,

Gökyüzü delinircesine.

Araba sesleri , egzoz dumanları derken 

Yıldızları seyredaldım , odamın balkonunda 

Kar , geliyor sanki uzaklardan 

Yağsın da kırılsın bu zifiri soğuklar 

Bir kar tanesi konsa kirpiğimin ucuna 

Bakakalsam öylece , kışın ortasında 

Keşke , gökyüzünde uçan bir martı olsam 

Uçsam istediğim şehire , 

Görsem sevdiklerimi bir kez daha dünya gözüyle...

Bir pencere kenarında , 

Elimde bir kahve birde en sevdiğim kitabım , 

Hüznün ve duygusallığın, biraz da hasret kalmışlığın mağbedinde 

Ruhumu dinlendirir ,

Kışla barışırım...

Yorumlar

  1. Teomandan ufak bir sızma var gibi şiire. O noktadan sonra şiire bakış açın değişiyor. Bir kar tanesi ol kon dilimin ucuna şarkısı dinleyerek yazılmış havası da bu yüzdendir. Gramere dikkat edilmeye çalışılmış lâkin konu itibariyle mevsimi yansıtarak "eh yarım bardak kahve ile okunur ya hu" hissi uyandırılmış. Şiir olmuş mu? Olmuş. Duygu var mı? Kısmen. Bize geçiş aşamasına da bakacak olursak bir kaç tünele ya da geçide ihtiyaç var diye düşünüyorum. Edebiyatla kalın.

    YanıtlaSil
  2. Şarkıyı hatırlamıyorum çok önceden dinlemiş isem kulak aşinalığı kalmış olabilir , oysaki şarkıyı dinleyerek yazmamıştım yorumunuz için teşekkürler :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sadece "Sahte" İşte...

Yalandan ibaret bir dünya, Gerçek olan o kadar az ki ; duman olup uçuyor... Ya da damla damla akıyor gözlerden... Kelimeler; kelimeler de sahte , yalan aslında Onlara da insan eli değmiş sonuçta... Evet , duygular gerçek Lâkin bedenler sahte Lâkin bedenler sahte işte... Üşümekte sahte , üşümekte yalan... Hemde ağustosun ortasında... En büyük duygu sevgiymiş , Her duyguyu içinde barındıran Ve bir gün ortaya çıkaran.. Her şey  sevgiden ibaretmiş... Yani yalan , sahtelik ; Sevginin çocuklarıymış meğer... Saç telleri bile terk ederken insanı , Saç telleri bile... Doğru ya ; Bu yolculuk , terk ederek başlamıştı zaten... Ve şimdi terk ettiğimiz yere Geri dönebilmek için yaşıyoruz... SIRADAN BİRİ...

HAYATIN SURLARI

Bazen insanlar düşünürler ;  "Hayatın anlamı nedir diye ." Bunu zaman zaman sizler gibi  bende düşünüyorum... Hayatımın anlamı nedir diye ? Gerçekler acıdır derler lakin gerçeklerin acı olduğu kadar tatlı olduğu anlar da vardır. Önemli olan , senin hayattan ne kadar zevk aldığın yada almak istediğindir... Söyle düşünebiliriz damak zevkimize uyan bir yemeği yediğimizde aldığımız haz ile uymayan bir yemeği yediğimiz de aldığımız haz. Hayatımıza hep bir sınır ve kural koyarız.  Evet evet bildiğin sur gibi kale duvarları dikeriz duygularımızın önüne , Kendimizce uydurduğumuz kural ise eğer o surları aşarsan kale duvarını işgal etmiş olursun ve o anda alarmlar çalar kural ihlali olduğunu hatırlarsın. Oysa ki sınırlar ve kurallar bizim ürettiğimiz bir hayal ürünüdür. Gerçeklerle yüzleşmemek için bunu yaparız. Geçmişe dönüp bakarsak tekrardan hüzünlenip o günlere geri döneceğimizi sanarız ve çoğu zaman öyle de olur. Geçmişteki...

Son Kaybediş...

Vazgeçmek kolay olmadı hiçbir zaman Aslında ; Çoğu zaman istemedim Vazgeçmeyi... Yok oldum belki , Onun varlığında... Lâkin ; Var olamadım tekrardan , Onun yokluğunda... Evet , bir şeyler eksildi... Eksildi de ; Ne önemi var ki , Geriye benden bile Ben kalmamışken... Onlarda kırk yıl hatrı kaldı , Bir fincan kahvenin... Bende ise ; Uykusuz geceler... İşte bu; İşte bu yenilgimin son fermanıydı... Ruhum ; işgal edildi... Kelimelerim ; katledildi.... Bu sefer ; Çok büyük kaybettim... Çok büyük... Çok...  SIRADAN BİRİ...