Ana içeriğe atla

Mahrum




Bir düğüm var boğazımda
Kalbime saplanmış hançerler,
Söylemek istediğim çok şey var,
Fakat bunları söyleyecek nefesim tükendi..
İnsanın yaşı ne olursa olsun,
Bazen yaşının üç katı kadar yaşlı hissedebilir,
Ya da yaşının üç katı kadar çocuk.
Sanırım ben yaşlılar kategorisindeyim..
Bırak avaz avaz bağırmayı , artık konuşmaya dermanım yok.
Lakin yaşım on sekiz.
Kimse istemezdi böyle olmasını...
Bende istemezdim , istemedim de.
Fakat hayat hep bana kamçılı tarafını gösterdi.
Nereye dirseğimi koymak istesem,
Orası bir anda çöktü..
Ne zaman birine değer vermek istesem,
Yaralı yerimden sapladı bıçağı
Bense kaybetmemek için çırpınmakla yetindim.
Çünkü alışmıştım...
Alışkanlıkta kötü bir huydur,
Kaybetmeye alıştığınız zamanda,
Bir süre sonra hiçbir şey umrunuzda olmuyor.
Gitsin diyorsun,
Nasıl olsa gideceğini biliyordum.
Bile bile değer verdim.
Bile bile ısrarla hayatımda kalmasına izin verdim.
Belki de değer verdiğim insanlar kadar kendime değer vermedim.
Etrafımdakilere aşıladığım sevgi kadar
Kendimi yoksun bıraktım
Belki de en büyük kaybı
Beni benden mahrum ederek verdim.

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sadece "Sahte" İşte...

Yalandan ibaret bir dünya, Gerçek olan o kadar az ki ; duman olup uçuyor... Ya da damla damla akıyor gözlerden... Kelimeler; kelimeler de sahte , yalan aslında Onlara da insan eli değmiş sonuçta... Evet , duygular gerçek Lâkin bedenler sahte Lâkin bedenler sahte işte... Üşümekte sahte , üşümekte yalan... Hemde ağustosun ortasında... En büyük duygu sevgiymiş , Her duyguyu içinde barındıran Ve bir gün ortaya çıkaran.. Her şey  sevgiden ibaretmiş... Yani yalan , sahtelik ; Sevginin çocuklarıymış meğer... Saç telleri bile terk ederken insanı , Saç telleri bile... Doğru ya ; Bu yolculuk , terk ederek başlamıştı zaten... Ve şimdi terk ettiğimiz yere Geri dönebilmek için yaşıyoruz... SIRADAN BİRİ...

HAYATIN SURLARI

Bazen insanlar düşünürler ;  "Hayatın anlamı nedir diye ." Bunu zaman zaman sizler gibi  bende düşünüyorum... Hayatımın anlamı nedir diye ? Gerçekler acıdır derler lakin gerçeklerin acı olduğu kadar tatlı olduğu anlar da vardır. Önemli olan , senin hayattan ne kadar zevk aldığın yada almak istediğindir... Söyle düşünebiliriz damak zevkimize uyan bir yemeği yediğimizde aldığımız haz ile uymayan bir yemeği yediğimiz de aldığımız haz. Hayatımıza hep bir sınır ve kural koyarız.  Evet evet bildiğin sur gibi kale duvarları dikeriz duygularımızın önüne , Kendimizce uydurduğumuz kural ise eğer o surları aşarsan kale duvarını işgal etmiş olursun ve o anda alarmlar çalar kural ihlali olduğunu hatırlarsın. Oysa ki sınırlar ve kurallar bizim ürettiğimiz bir hayal ürünüdür. Gerçeklerle yüzleşmemek için bunu yaparız. Geçmişe dönüp bakarsak tekrardan hüzünlenip o günlere geri döneceğimizi sanarız ve çoğu zaman öyle de olur. Geçmişteki...

Son Kaybediş...

Vazgeçmek kolay olmadı hiçbir zaman Aslında ; Çoğu zaman istemedim Vazgeçmeyi... Yok oldum belki , Onun varlığında... Lâkin ; Var olamadım tekrardan , Onun yokluğunda... Evet , bir şeyler eksildi... Eksildi de ; Ne önemi var ki , Geriye benden bile Ben kalmamışken... Onlarda kırk yıl hatrı kaldı , Bir fincan kahvenin... Bende ise ; Uykusuz geceler... İşte bu; İşte bu yenilgimin son fermanıydı... Ruhum ; işgal edildi... Kelimelerim ; katledildi.... Bu sefer ; Çok büyük kaybettim... Çok büyük... Çok...  SIRADAN BİRİ...