Ana içeriğe atla

Geçip Gidiyor Zaman


                                                      1 Ekim 2015


Geçip gidiyor zaman.
Hiç ardına bakmadan.
Yetişmek zorunda kalırken bazen zamana, odaklanamıyoruz bazen yaşadığımız ana..
Zamanla yarışıyoruz işte, sadece zamanla da değil, aynı zamanda da insanlarla..
Yaşadığımız anın güzelliklerini daha farkedemeden, geçip gidiyor her şey.
 Geride bırakıyoruz yaptığımız pişmanlıklarımızı.
Aynı hatalar defalarca üst üste yapılabiliyor öyle değil mi?
Şimdi diyeceksin belki bana
" Geçmiş , geçmiştir sonuçta. "
Benim satırlara haykırdığım gibi, sende haykırmak isteyebilirsin yazdıklarıma.
Ben bir anlatayım derdimi,
sonra söz dinleyeceğim seni.
Kim ne derse desin, söz aldırış etmeyeceğim.
Asıl anlatmak istediğim olay şu;
Mutlu olmuşsundur elbet.
Kalbinin bir yerlerinde gizlemiş olabilirsin bu duyguyu, ya da bir süreliğine hapsetmiş..
Hani dedim ya
" Farkında değiliz bazı şeylerin "
Mesela o her saniye,  her dakika atan kalbin..
Ya da aldığın her bir nefes..
Belki de üzerimizde var bir alışılmışlık.
Ondan bu farkında olamayışımız.
Hala mutluluğu arayışımız..
Haksızız işte, sende kabullen!
Mesela bana sorsan, "Hep derinlerde yaşarım" derim ben.
Aydınlık gibi gözüken, aslında en derinlerde olan karanlıklarda..
Oysa, güzel bir hayat var karşımızda.
Zorlanıyoruz belki bazen ama , hemen pes etmememiz gerektiğini öğretiyor o zorluklarda.
Ve en acısı da ;
Hata yapıyoruz ama farkındayız ne yaptığımızın da.
Oysa ki derinlerde yaşamayı tercih eden de benim.
Beni karanlığa sürükleyen de kendimim!
Sonra da sorarım karşımdakine
" Ben niye böyleyim ? "
Vazgeçmemiz gerek bazı şeylerden.
Umutsuzluktan başlayabiliriz mesela.
Ya da gerçekleşmeyen hayallere olan kızgınlıklarımızdan.
Başlamamız gerek işte bir yandan, daha fazla geç olmadan.
Ve Şimdi!
Tekrardan umutla yazmaya çalışacağım bu satırlara.
Hırsla değil, umutla !
Sana da tavsiyem, hırsınla anlatmaya çalışma sakın derdini satırlara.
Haydi!
Silkelen, kendine gel sende bi.
Bende tam olarak gelebilmiş değilim tabi ki..
Ama bir yerden başlayalım.
Ve şimdi,
sen konuş ben dinliyorum seni...

                                                             ŞAİRE..


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sadece "Sahte" İşte...

Yalandan ibaret bir dünya, Gerçek olan o kadar az ki ; duman olup uçuyor... Ya da damla damla akıyor gözlerden... Kelimeler; kelimeler de sahte , yalan aslında Onlara da insan eli değmiş sonuçta... Evet , duygular gerçek Lâkin bedenler sahte Lâkin bedenler sahte işte... Üşümekte sahte , üşümekte yalan... Hemde ağustosun ortasında... En büyük duygu sevgiymiş , Her duyguyu içinde barındıran Ve bir gün ortaya çıkaran.. Her şey  sevgiden ibaretmiş... Yani yalan , sahtelik ; Sevginin çocuklarıymış meğer... Saç telleri bile terk ederken insanı , Saç telleri bile... Doğru ya ; Bu yolculuk , terk ederek başlamıştı zaten... Ve şimdi terk ettiğimiz yere Geri dönebilmek için yaşıyoruz... SIRADAN BİRİ...

HAYATIN SURLARI

Bazen insanlar düşünürler ;  "Hayatın anlamı nedir diye ." Bunu zaman zaman sizler gibi  bende düşünüyorum... Hayatımın anlamı nedir diye ? Gerçekler acıdır derler lakin gerçeklerin acı olduğu kadar tatlı olduğu anlar da vardır. Önemli olan , senin hayattan ne kadar zevk aldığın yada almak istediğindir... Söyle düşünebiliriz damak zevkimize uyan bir yemeği yediğimizde aldığımız haz ile uymayan bir yemeği yediğimiz de aldığımız haz. Hayatımıza hep bir sınır ve kural koyarız.  Evet evet bildiğin sur gibi kale duvarları dikeriz duygularımızın önüne , Kendimizce uydurduğumuz kural ise eğer o surları aşarsan kale duvarını işgal etmiş olursun ve o anda alarmlar çalar kural ihlali olduğunu hatırlarsın. Oysa ki sınırlar ve kurallar bizim ürettiğimiz bir hayal ürünüdür. Gerçeklerle yüzleşmemek için bunu yaparız. Geçmişe dönüp bakarsak tekrardan hüzünlenip o günlere geri döneceğimizi sanarız ve çoğu zaman öyle de olur. Geçmişteki...

Son Kaybediş...

Vazgeçmek kolay olmadı hiçbir zaman Aslında ; Çoğu zaman istemedim Vazgeçmeyi... Yok oldum belki , Onun varlığında... Lâkin ; Var olamadım tekrardan , Onun yokluğunda... Evet , bir şeyler eksildi... Eksildi de ; Ne önemi var ki , Geriye benden bile Ben kalmamışken... Onlarda kırk yıl hatrı kaldı , Bir fincan kahvenin... Bende ise ; Uykusuz geceler... İşte bu; İşte bu yenilgimin son fermanıydı... Ruhum ; işgal edildi... Kelimelerim ; katledildi.... Bu sefer ; Çok büyük kaybettim... Çok büyük... Çok...  SIRADAN BİRİ...