İçim yanıyor, âdeta kan ağlıyor fakat sesim çıkmıyor.
Çıkaramıyorum.
Aksine ayaktayım dercesine, bütün hüznümü kalbime gömercesine susuyorum, bu da yetmiyormuş gibi gülüyorum. İçim kan ağlıyor, canımdan can gidiyor ama ben gülüyorum.
Çekip gitmek istiyorum, uzaklaşmak istiyorum uzun bir süre.
Sen ben geldim kızım, hepsi bitti diyene kadar hemde.
Fakat korkuyorum baba, gelmemenden, seni görememekten, duyamamaktan korkuyorum. İşte o yüzden gidemiyorum hiç bir zaman.
Bıraktığın yerde, bıraktığın gibi değilim baba.
O neşeli, deli dolu kızının mutluluğu da gitti seninle beraber.
Eskisi gibi değil hiç bir şey.
Ben değilim, sen değilsin, ailemiz eskisi gibi değil.
Hep itiraz ederdim, en ufak bir şeyde hemen darılıverirdim.
Gel baba, gel...
Bu sefer aynı şeyleri yapmayacağım sana.
Eskisinden daha sıkı sarılacağım.
Bu sefer hadi kızım geç kaldım deyip de gidemeyeceksin hemen öyle.
Ayrılmayacağım.
İçimdeki özlem bir nebze olsun dinene kadar, içimdeki acı biraz olsun durana kadar, Rabbim izin verdiği kadar ayrılmayacağım senden.
Söz baba, söz...
Yeter ki sen gel..
Yeter ki açsın güneş üzerimize, ısıtsın buz tutmuş yüreğimizi..
Yorumlar
Yorum Gönder